Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14 °C
Çok Bulutlu

EGE’DE KRUVAZİYER TURİZMİ 

28.09.2025
147
A+
A-

Kruvaziyerle Ege adaları turu: Patmos’un kutsal mağarası, Atina Akropolisi, Mikonos’un gece hayatı, Santorini’nin manzaraları ve yolculuk tüyoları.

 

Kısa bir süre önce İstanbul’dan otobüsle İyonya Denizi kıyılarına gitmiş, oradan Paxos, Antipaxos ve Korfu adalarını tekneler ve feribotlarla keşfetmiştim. Bu kez yönümü Ege’ye çevirdim. Türkiye’nin en işlek kruvaziyer limanına ev sahipliği yapan Kuşadası’ndan hareket eden bir gemi ile Ege’nin karşı kıyılarını keşfe çıktım. 4 günlük rotamız Patmos, Atina, Mikonos, Girit ve Santorini’ydi. Uzun süreli deniz yolculuğu kara, hava ve demiryolu yolculuklarından çok farklı bir deneyim. Adeta “yüzen bir oteli” andıran kruvaziyerde zamanın ritmi yavaşlıyor, dalgaların sesiyle her gün yeni bir limana uyanıyorsunuz.

Gemideki Hayat

Ege’de sefer yapan kruvaziyerler 7-8 katlı. Akdeniz limanlarını gezen 15–16 katlı  gemiler gibi devasa değiller. Yine de içeride renkli bir hayat var: konserler, dans şovları, tombala geceleri, casino ve duty free mağazaları… Açık havuz, spa, hatta acil durumlarda küçük cerrahi müdahalelerin bile yapabileceği bir revir ve doktor bulunuyor. İkinci kaptanımızdan öğrendiğime göre denizciler eğitimlerinde hastane stajı da yapıyorlarmış. Gerekirse apandist ameliyatı bile yapabiliyorlarmış.

Gemiye adım atar atmaz çok dilli bir dünya sizi karşılıyor. Personel Filipinler’den Kazakistan’a, Türkiye’den Latin Amerika’ya çok farklı milletlerden. Neredeyse hepsi birkaç dil konuşuyor, hatta yabancı personel biraz Türkçe öğrenmiş. Yolcular da en az personel kadar kozmopolit. Yolcuların büyük çoğunluğu Meksikalılardı. Birkaç turu birleştirip Türkiye dahil Akdeniz ülkelerini geziyorlardı. Türk dizilerinin Latin Amerika’daki popülerliği turizmimize de olumlu katkı sağlıyor.

Gemi Beklemez

Seyehat boyunca yolculara tembihlenen en önemli kural geminin demir alma saatlerinin kesinliği. Limanlarda gemiye giriş çıkışlar dijital kartla kontrol ediliyor. Zamanında dönmezseniz pasaportunuz liman idaresine bırakılıyor ve gemi yoluna devam ediyor. “Gemi beklemez” kuralı deniz turizminin altın kuralı.

Tatbikatla Yolculuk Başlıyor

Gemiye bindikten kısa süre sonra gemicilik kuralları gereği ilk olarak tatbikat yapıldı. Tıpkı uçaklarda olduğu gibi yolculara can yeleği takmayı öğrettiler. Ayrıca herkesin hangi “flaka”ya, yani acil durumda hangi toplanma noktasına gideceği anlatıldı. Yolculuğumuzun ilk durağı Patmos’tu. Gemimiz sirenlerini çalarak limandan ayrıldı.

Patmos: Hristiyanların Kutsal Adası

4 saatlik bir yolculuğun ardından Patmos’a vardık. Havarilerden Aziz Yuhanna’nın Vahiy Kitabı’nı yazdığına inanılan Apokalips Mağarası adayı Hristiyanlar için önemli bir hac yerine dönüştürmüş. Eski zamanlarda hacılar bu kutsal mekâna dizleri üzerinde çıkarak dua ederlermiş. Ben ise limandan hareket eden bir otobüsle tepeye ulaştım. Mağaranın üzerine inşa edilen kilise içinde fotoğraf çekmek yasak. Daha sonra kendimi adanın hediyelik eşyalar satılan dar sokaklarında buldum.

Atina: Tarihin Kalbinde

Gece boyunca süren yolculuğun ardından sabah erken saatlerde Atina’yı denize bağlayan Pire Limanı’na vardık.  Atina’ya tepeden bakan Akropolis’in taş merdivenlerinden çıkarken antik dünyanın izlerini bugüne taşıyan duvarlara dokunmak farklı bir histi. Sokrates fikirleriyle Atinalıları kızdırdığı için burada baldıran zehri içmeye mahkum edilmişti. İhtişamlı Parthenon Tapınağı Osmanlı döneminde önce cami sonra da silah deposu olarak kullanılmış. 1687’de şehri kuşatan Venedikliler tarafından top atışına tutulmuş ve ağır hasar görmüş. Bugün hala o tahribatın izlerini silmek için Yunan arkeologlar uğraşıyor. Kısıtlı zaman içinde Akropolis’in gölgesinde kalan arnavut kaldırımlı Plaka bölgesinde yürüyüş yaptım. Hızlıca yerel ürünleri satan mağazaları ziyaret ettim. Öğle saatlerinde gemiye döndüm.

Mikonos: En Az Yunan Olan Ada

7 saatlik bir yolculuğun ardından akşam saatlerinde Mikonos’a ulaştık. Yunan adalarının en çok bilinenlerinden biri olan Mikonos, Küçük Venedik bölgesiyle büyüleyici. Deniz kıyısındaki kafeler, dar sokaklar ve akşam ışıklarında parlayan yel değirmenleri masalsı bir tablo sunuyor. Ama bir yandan da adanın Yunan ruhunu kaybettiğini düşündüm. Lüks butik oteller, uluslararası markalar ve yoğun gece hayatı adanın otantik havasını gölgeliyor. Mikonos bugüne kadar gördüğüm en az “Yunan” havası taşıyan ada izlenimi bıraktı.

Girit: En Özgün Yunan Adası

Ertesi gün öğleden sonra Girit’in Hanya Limanı’na ulaştık. Burada Venedik’ten Osmanlı’ya, Yunan’dan modern döneme uzanan çok katmanlı bir tarih var.  Avrupa’da hala kan davalarının yaşandığı, devlete rağmen her evde neredeyse ruhsatsız bir silahın olduğu Girit bu yönüyle Yunanistan’ın kara parçasından çok farklı ve özgün bir kültüre sahip.

Kısa bir yüzme molasının ardından liman boyunca yürüyüp dar sokakları dolaştım. Limanı süsleyen deniz fenerinin karşısına dizilmiş restoranların birinde taze balık ve deniz ürünleri yemek bu yolculuğun en lezzetli anılarından biri oldu.

Santorini: Kartpostal Gibi Ada

Dördüncü gün öğle saatlerinde Santorini’ye vardık. Burada gemiler limana yanaşamıyor. Yolcular tender botlarla kıyıya taşınıyor. Otobüslerle masalsı Oia’ya kasabasına çıktık. Beyaz badanalı evlerin mavi kubbelerle birleştiği manzara nefes keseciydi.

Ardından adanın merkezi Fira’ya geçtim. Sokaklarda yürüyüp eşsiz yapılar arasında dolaştım. Sonra teleferikle Eski Liman’a inerek tekrar bir botla gemiye döndüm. Teleferikle aşağıya inerken ada sanki katman katman önünüze seriliyor. Volkanik patlamalara ev sahipliği yapan bu adada kayaların kırmızısı, denizin mavisi ve köylerin beyazı birbirine karışıyor.

Türkiye’de Kruvaziyer Turizmi

Türk kruvaziyer turizmi henüz emekleme çağında ama modern limanlarımızla hızla büyüme potansiyeli yüksek. Coral Travel Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kamçı 2013’ten bu yana ilk kez bu yıl Ocak–Temmuz döneminde limanlarımızdan geçen yolcu sayısının 1 milyonun üzerine çıktığını söylüyor. Bu rakam Türkiye’nin kruvaziyer turizmi için yeni bir eşik. Benim hayalim bir gün Bozcaada ve Gökçeada’nın da bu rotalara dahil olması.

Kutu: Türk–Yunan Rekabeti ve Karşılıklı Muhtaçlık
Gemimizin kaptanı Yunan asıllıydı. Ancak gemi bir Türk şirketine aitti. Uzun yıllar Yunan denizcilik sektöründe çalışmış olan ve bugün Miray Gemicilik Genel Müdürü görevini yürüten Osman Erler  bu durumu iki ülke arasındaki rekabet ve işbirliği çerçevesinde değerlendiriyor. Yunanlılar zaman zaman Türk gemilerine limanlarda zorluk çıkarıyor, demirleme izinleri konusunda ayrımcılık yapıldığını dile getiriyor. Öte yandan iki ülke de birbirine muhtaç. Yunan adaları Türk turistlerle canlanıyor, Türk limanları ise Yunan gemilerinin uğrak noktası. Rekabet, aslında karşılıklı bağımlılığı besliyor.

      Pratik Bilgiler

  • Gemide iç kabinden balkonlu süite kadar farklı kamaralar var. Deniz manzaralı iki kişilik odalarda kişi başı fiyat ortalama 1000 Euro. Üç öğün yemek fiyata dahil.
  • Ücretli uydu internet servisi var ancak GSM operatörünüzden alınan yurtdışı paketi daha hesaplı. Gemi çoğunlukla adalara yakın seyrettiği için 5G’ye çoğu zaman erişmek mümkün.
  • Gemide satılan rehberli turlar kısıtlı zamanda konfor sağlıyor, ama 4–5 kişilik gruplar taksi ya da toplu taşımayla aynı yerleri daha ucuza gezebilir.
  • Ege Denizi Temmuz, Ağustos aylarında sonbahara göre daha dalgalı.
  • Deniz tutmasına yatkınsanız yanınızda mutlaka bulantı karşıtı ilaç bulundurun.
  • Kısa zamanda otel değiştirmeden çok yer görmek istiyorsanız bu turlar sizin için ideal.

Barış ERDOĞAN

Bu yazının daha kısa bir versiyonu Milliyet gazetesi için yazıldı

https://www.milliyet.com.tr/pazar/adadan-adaya-komsu-ziyareti-7444798

 

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.